Tuzun Sessiz Gücü

Vücudumuzun görünmeyen denge unsuru: Tuzun yaşamla ilişkisi

Op. Dr. Osman Kenan Kahyaoğlu

Mayıs 8, 2024

Bazen sofrada bir tutam, bazen denizde bir dalga… Tuz, yaşamın her alanında gizlice var olur. Vücudumuzun iç dengesi de bu görünmeyen elementle ayakta durur. Fazlası zararlı olabilir ama yokluğu da yaşamsal sistemin çöküşünü başlatır. Tuz, doğanın ve insanın arasındaki en sade ama en derin köprülerden biridir — görünmez ama her hücrede hissedilir.

Alerjinin Görünmeyen Yüzü

Alerjinin Görünmeyen Yüzü

Alerji çoğu zaman bir mevsim meselesi gibi görünür; oysa aslında bedenimizin doğaya verdiği sessiz bir cevaptır. Bir çiçeğin kokusu, bir hayvanın tüyü ya da evdeki rutubet... Her biri bize, vücudumuzun bizi korumak için ne kadar hassas çalıştığını hatırlatır. Bu hassasiyet bazen konforsuzluk yaratır ama aynı zamanda yaşamın incelikli dengesini de gösterir. Çünkü beden, doğa ile konuşur — kimi zaman hapşırarak, kimi zaman nefes almanın kıymetini hatırlatarak.

Güneşin Dokunuşu

Güneşin Dokunuşu

Baharın gelişiyle birlikte insanın içi kıpırdar. Güneş yeniden hatırlatır varlığını; ışığıyla, sıcaklığıyla, yaşamın döngüsünü baştan başlatır. Ama güneş yalnızca gökyüzünde değil, bedenimizde de bir hikâye anlatır. Çünkü insan, doğadan ayrı değil, onun bir parçasıdır. Derimizle, ışığıyla, rüzgârıyla onunla konuşuruz — farkında olmadan.

Doktorum Ne Dersin?

Doktorum Ne Dersin?

Bazı meslekler yalnızca bir iş değildir; bir yaşam biçimidir. Elli yılın ötesine uzanan bir hekimlik serüveni, yalnızca sayılarla değil, kalpte biriken yüzlerce hikâyeyle ölçülür. Bu hikâyelerin içinde hem insanın kırılganlığı hem de dayanıklılığı gizlidir. Her ameliyat, her gece çağrısı, “Doktorum ne dersin?” sorusuyla yeniden başlar. Çünkü bazen bir insanın hayatına dokunmak, bir ömrün anlamını baştan yazmak demektir.