İyot Eksikliği Tiroid Sağlığını Nasıl Bozabilir?
Tiroid hormonlarının hammaddesi iyot neden bu kadar kritik?
Tiroid bezini, halk arasında bilinen adıyla guatrı, Hashimoto’yu ya da Graves hastalığını anlamak istiyorsak; önce iyodu tanımak zorundayız. Çünkü iyot olmadan tiroid hormonlarının üretimi mümkün değildir. İyot metabolizmasını bilmeden, tiroidle ilgili hiçbir hastalığı doğru değerlendirmek mümkün olmaz.
Eğer vücutta iyot eksikliği varsa, tiroid bezi yeterli miktarda hormon üretemez. Bu durumda hipotiroidi dediğimiz tablo ortaya çıkar. Halsizlik, yorgunluk, çarpıntılar, saç dökülmeleri, cilt problemleri ve birçok sistemik şikâyet, aslında bu hormon eksikliğinin yansımalarıdır. Sorunun temelinde ise çoğu zaman basit ama kritik bir neden yatar: hammadde azdır, yani yeterli iyot alınmıyordur.
Vücut bu duruma kayıtsız kalmaz. Tiroid bezi, az gelen hammaddeden daha fazla hormon üretmeye çalışır ve kapasitesini artırma yoluna gider. Bunun sonucu olarak boyunda büyümeler, yani guatr ortaya çıkabilir. Yıllar içinde yüzlerce guatr ameliyatı yapmış bir hekim olarak söyleyebilirim ki, bu sürecin temelinde çoğu zaman iyot yetersizliği vardır.
Toplumda sık karşılaşılan yanlış inanışlardan biri de şudur: “İyot alırsam Hashimoto olurum” ya da “İyot Graves yapar.” Bu düşünce doğru değildir. İyot, bu hastalıkların nedeni değildir. Günlük iyot ihtiyacını karşılamak zaten sanıldığı kadar kolay değildir; deniz kenarında yaşamak ya da deniz suyuyla temas etmek tek başına yeterli olmaz. Deniz suyundaki iyot oldukça seyreltikdir .
Deniz tuzu da çoğu zaman yeterli iyot kaynağı değildir. Çünkü deniz suyunun buharlaşması sırasında ve tuzun güneşte beklemesiyle iyot uçucu olduğu için kaybolur. Bu nedenle deniz tuzundaki iyot miktarı, çoğu zaman günlük ihtiyacın altında kalır.
İyot, doğadaki döngüsü sayesinde yağmurlarla toprağa geri döner. Topraktan sebzelere, hububatlara ve temiz su kaynaklarına geçer. Ancak denizde iyodun yoğun olarak bulunduğu özel kaynaklar vardır: deniz yosunları ve bazı deniz canlıları. Özellikle yosunlar, karides, ahtapot ve bazı balık türleri iyot açısından zengindir.
İyot eksikliği olup olmadığını anlamak ise oldukça basittir. T3, T4 ve TSH hormonlarını içeren tiroid fonksiyon testleriyle bu durum kolayca değerlendirilebilir. Özellikle gebelikte tiroid hormonlarının düzenli takibi hayati önem taşır; çünkü iyot eksikliği hem anne hem de bebek için ciddi sonuçlar doğurabilir.
Vücuda alınan iyot kana karıştıktan sonra, özel bir taşıyıcı sistemle doğrudan tiroid dokusuna yönlendirilir. Tiroid hücrelerinde bulunan TPO enzimi sayesinde iyot, tirozin ve tiroglobulin yapılarına entegre edilir. Bu biyokimyasal süreç sonucunda T3 ve T4 hormonları oluşur. T4’ün büyük kısmı tiroidte üretilirken, T3’ün önemli bir bölümü dokularda T4’ten dönüşümle elde edilir.
Vücuttaki asıl aktif hormon T3’tür. T4, bir öncül hormon gibi davranır ve dokulara ulaştığında T3’e dönüşerek metabolizmanın gerçek düzenleyicisi hâline gelir.
Nükleer kazalar ve radyasyon riskinin olduğu durumlarda insanlara iyot tabletleri verilmesinin nedeni de budur. Tiroid dokusu iyotla doyurularak, radyoaktif iyodun tiroid tarafından tutulması engellenmeye çalışılır. Ancak bu tabletler yüksek doz içerir ve hekim kontrolü olmadan kesinlikle kullanılmamalıdır.
İyot desteği söz konusu olduğunda sıkça gündeme gelen maddelerden biri de Lugol solüsyonudur. Ancak tek bir damlası bile günlük ihtiyacın kat kat üzerinde iyot içerir. Bu nedenle iyot eksikliği şüphesi varsa, mutlaka hekim değerlendirmesiyle hareket edilmelidir. Sonuç olarak; iyot, tiroid sağlığının temel taşıdır. Eksikliği ciddi sorunlara yol açabilir, fazlası ise kontrolsüz kullanıldığında zararlı olabilir. Bu dengeyi korumanın en güvenli yolu, bilinçli takip ve hekim rehberliğidir.