Kapı Çalmadan Önce Kapının Çalacağını Bilmek

Olaylara geç kalmadan bakabilme becerisi

Kapı Çalmadan Önce Kapının Çalacağını Bilmek
Photo by GR Stocks on Unsplash

Dostlarıma hep söylediğim bir şey vardır: Hayatınıza ve hayatınızdaki ciddi olaylara otopsiden sonra bakmayın. Çünkü bu yaklaşım, her şey olup bittikten sonra geriye dönüp sanki başından beri biliyormuş gibi konuşmaya benzer.

Öğrencilik yıllarında hocalarımın bazı sendromları inanılmaz bir güzellikle anlatıp, sonunda teşhis için 'teşhis otopside konur' demelerine bayılırdım. Bir olay bittikten sonra geriye dönerek, tetkiklere bakarak başlangıcı analiz etmek kolaydır. Ama asıl dikkat çekici olan, bunun hayatımızda da sık sık karşımıza çıkmasıdır.

Çoğu zaman bir olay başımızdan geçer, her şey olup sonuçlandıktan sonra geriye dönüp yorumlar yaparız. Bu sonradan bilmişlik hâli aslında pek anlamlı değildir. Çinli'nin söylediği gibi: Kapı çaldıktan sonra herkes o kapıyı açar. Marifet, kapı çalınmadan önce kapının çalacağını bilmektir.

Bu nedenle olaylara yaklaşırken geleceği iyi öngörebilmek, tıpkı bir satranç oyuncusu gibi birkaç hamle ötesini görebilmek gerekir. İş bittikten, süreç sona erdikten sonra otopsi niteliğinde yorumlar yapmak yerine; daha baştan doğru tedbirleri almak, koruyucu yaklaşımı benimsemek, asıl doğru olandır.

Hayatta ustalık, olup biteni sonradan açıklamakta değil; henüz hiçbir şey olmadan önce doğru değerlendirebilmekte yatar.


Bu içerik RG 33075’e uygun olarak hazırlanmış genel bilgilendirme niteliğindedir. Kişiye özel durumlar için kendi hekiminize danışın.